Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ritüel. -A. Jennaieve Neferet/Alejandra Esmée Ãlvarez

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Ritüel. -A. Jennaieve Neferet/Alejandra Esmée Ãlvarez   Çarş. Tem. 21, 2010 12:21 am



Üzerinde yine bir heyecan vardı. Zaten her zaman heyecanlanıyordu Karanlık Kızlar/Erkekler ritüeline başlayacağında. Üzerinde gerçekten de büyük bir sorumluluk vardı ama bundan hoşnuttu. İleride Nyx’in Yüksek Rahibesi olacağından dolayı gurur duyuyordu. Bu yüzden gelen sorumlulukların üstesinden kolayca gelebileceğine inanıyordu. Auralia son kez aynaya bakarken derin bir nefes aldı. Kesinlikle mükemmel görünüyordu. Siyah ipek elbisesi dizlerinin beş santim kadar yukarısında bitiyordu. Aşağıya indikçe rengi hafif morlaşan bu elbise mumların ışığıyla kesinlikle mükemmel görünüyordu. Lal taşıyla süslü olan, bir hilalle üç tanrı figürünün peş peşe sıralanmış bir şekilde oluşturulan gümüş kolyesi göğüs hizasında duruyordu ve üzerine gerçekten yakışıyordu. Karanlık Kızların Lideri bu kolyeyi takmak zorundaydı. Aurelia bunu takmaktan gurur duyuyordu. Ayağındaki hafif topuklu siyah ayakkabılar onu bir kadın gibi göstermiyordu. Ama olgun duruyordu. Mavi gözlerini ortaya çıkaracak siyah eyeliner’ını sürmüştü her zamanki gibi. Dudaklarında şeffaf bir parlatıcı vardı. Sade ama şık… Bu ikiliye kesinlikle bayılıyordu. Siyah bir taçla geriye topladığı saçlarını son kez düzelttikten sonra odasından çıkmaya hazırlandı. Bu gece her şeyin harika olması için dua ediyordu. Merdivenleri hızlı bir şekilde inerken yanından geçenlere gülümsemeyi ihmal etmiyordu. Hepsi hayranlıkla Aurelia’ya bakarken Aurelia ister istemez kızarıyordu. Bütün Gece Evi tarafından sevilmek müthiş bir şeydi. Her zaman en iyi, en başarılı olmayı kim istemezdi ki? Bunların hepsi Aurelia’da birleşiyordu. Bunu kıskananlar elbette çoktu.

Ritüel alanına geldiğinde nefesi bir anda kesilmişti. Her şey o kadar… Muhteşemdi ki. Aurelia’yla uyum sağlıyordu kesinlikle. Yine de obsesif bir çaylak olarak her şeyi kontrol etmeden duramıyordu. Mumları, çakmağı, şarabı, ses sistemini, hepsini bir de kendisi yokladıktan sonra arkadaşlarını beklemeye başladı. Onlar da hazırlanıyor olmalıydılar. İlk gelen arkadaşı havayı temsil eden Yue olmuştu. Çekik gözleri, ufak yapısı ve sevimli yüzüyle tipik bir Japon kızıydı. Üzerine giydiği siyah elbise dizlerinin biraz altına iniyordu. Yine de çok hoş olmuştu. Kahverengi saçlarını topuz yapmıştı. Hemen yerini almak için yöneldi. Aurelia’nın yanından geçerken ona sessizce selam vermeyi ihmal etmemişti. Yue’den sonra Valentine ve Sierra ikizleri içeri girdiler. Biri suyu diğeri ise ateşi temsil ediyordu. Emo olmalarından dolayı ikisinin de yüzü görünmüyordu neredeyse siyah saçlarından ama ilk kez saçlarını aynı şekilde arkadan toplamışlardı. Onlar da elbise girmişlerdi. Valentine’in elbisesi yer yer maviyken Sierra’nınki yer yer kırmızılaşıyordu. Elementlerinin renklerinde giyinmeleri kesinlikle çok hoş olmuştu. Onlar da yerlerini alırken Aurelia’ya selam verdiler ve ikisi aynı anda “Bu gece de gururlandır bizi.” demeyi ihmal etmediler. Element sahiplerinden bir tek Thomas kalmıştı. Gruptaki tek Karanlık Erkek oydu. Diğer Karanlık Kızlar da ritüel alanına gelirken Aurelia’yı yersiz bir endişe kaplamıştı. Ya bir şey olduysa? Hayır, muhtemelen sadece hazırlanıyordu ama yine de bir an korkmuştu. Endişeyle kapıya bakarken duvardaki saate baktı. Ritüel başlamak üzereydi. Sesle ilgilenecek olan arkadaşı, Josh’a yaklaşarak “Thomas nerede? Ritüel birazdan başlayacak.” Josh bir kahkaha atmamak için elini ağzına götürdü önce. Sonra Aurelia’nın mavi gözlerine kilitlenerek “Seni yalnız bırakır mı hiç? Merak etme.” –Bir an yeşil gözlerini kapıya dikti ve sonra yine Aurelia’ya baktı. “Bak işte geliyor. Sen de yerini al. Müziği başlatıyorum bak.” Aurelia bir an arkasını döndü ve elementini temsil etmek üzere yerine geçen sevgilisine baktı. Üzerine giydiği siyah kot ve tişörtüyle kesinlikle muhteşem görünüyordu. Bir an zümrüt yeşili gözlerine kilitlendi ve gülümsedi. Hey, kendine gel! Ritüel başlamak üzere. Zihninin onu kendi kendine uyarması güzeldi. Josh’ın yanından ayrılırken derin bir nefes aldı. Heyecan basmıştı yine. Bir iç çekişten sonra masada duran taşlarla süslü çakmağı aldı ve ilk element olan havayı temsil eden sarı mumun, yani Yue’nin yanına yürümeye başladı. Yue’nin yüzünde her zamanki gibi utangaç bir gülümseme vardı. Aurelia sessiz bir şekilde boğazını temizledi ve konuşmaya başladı.

Fırtına rüzgarları, Nyx'in adına, sizi çağırıyorum,
Burada işlenecek sihrin üstüne
Lütfunuzu saçmanızı sizden diliyorum.”
Dedi ve sarı mumu çakmağıyla yaktı. Yue’nin yüzüne bir anda özgüven dolu bir gülümseme yayıldı. Aurelia da ona aynı şekilde gülümsedi ve ikinci elemente, yani ateşe doğru yöneldi. Sierra gaz veren gözlerle ona bakıyordu. Başaracağından zaten eminim der gibiydi bakışları. Aurelia yanına geldiğinde yeniden konuşmaya başladı.

“Şimşeğin ateşi, fırtınaların ve sihir gücünün taşıyıcısı,
Nyx'in adına, seni çağırıyorum,
Senden burada işleyeceğim sihire yardım etmeni diliyorum.”
Diyerek kırmızı mumu yaktı. Sierra’nın yüzünü sıcak bir gülümseme kapladı. İnsanın adet içini ısıtan bir türden gülümsemeydi bu. Ona da gülümsedikten sonra üçüncü element, yani su için Valentine’in yanına doğru ilerledi. Samimiyeti her halinden belli oluyordu. Aurelia yine sözlerini söyledi.

“Sağanak yağmurlar, Nyx'in adına sizi çağırıyorum,
Bu en güçlü ritüeli gerçekleştirirken,
Boğucu gücünüzle bana katılın.”
Sondan bir önceki element, yani toprak için şimdi Thomas’ın yanına gidiyordu. Kalbinin bir an yerinden çıkmasından korkmaya başlamıştı. Adeta göğüs kafesini kıracak kadar hızlı atıyordu kalbi. Thomas’ın gözleri aşkla parlıyordu. Bir an dikkati dağılacak diye korksa da bu olmadı. Sözlerine başladı. Sesindeki aşkı yalnızca Thomas fark edebilirdi…

“Derin ve nemli toprak, Nyx'in adına, seni çağırıyorum.
Sen bana bu ritüelde yardım et ki,
Toprağın, güç fırtınasının kükreyişiyle sarsılışını hissedebileyim.”
Aurelia yeşil mumu yaktığında Thomas derin bir nefes aldı. Toprağın kokusunu içine çekiyor olmalıydı. Aurelia içten bir şekilde gülümsedi ve masaya yöneldi. Şimdi sıra son elementte, yani kendi elementi olan ruhtaydı. Mor mumu eline aldı ve hakim bir sesle konuşmaya başladı.

“Vahşi ve özgür ruh, Nyx'in adına seni bana çağırıyorum.
Beni yanıtsız bırakma! Bu kudretli ritüel boyunca benimle kal!
Ve bana Tanrıça'nın gücünü bahşet!”
dedi ve mumu yaktı. İçine dolan huzuru yüzüne yansıttı. Ritüel sonunda bitmek üzereydi. Eline şarap bardağını aldı ve ilk yudumu aldı. İlk kez kanı bir refakatçiden almamıştı. Daha sonra şarap bardağı elden ele dolaştı. Herkes şaraptan yudumlar aldıktan sonra Aurelia gülümsedi ve “Ritüel sona ermiştir. Uğurlar olsun!” dedi…



NOT: Sözler kitaptan alıntıdır ama rp tamamen bana aittir^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Ritüel. -A. Jennaieve Neferet/Alejandra Esmée Ãlvarez   Çarş. Tem. 21, 2010 7:24 pm

Kendini kesinlikle geliştirmişsin !
95 !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ritüel. -A. Jennaieve Neferet/Alejandra Esmée Ãlvarez
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Dolunay Ritüeli

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Rpg Dersliği :: 3. Rpg Dersliği-
Buraya geçin: