Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ölümünüz Doğuşunuz Olacaktır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Emily Flora
6.Sınıf Çaylak
6.Sınıf Çaylak


En Belirgin Özelliği : kahve rengi saçlarım,Kalça sallama makinası ve herkezi hem korkutan hemde sevdiren bir yeteneğim var :D :D
Kediniz : :Candy: benim küçk tüy yumağım herkezle iyi anlaşır. beyaz ve sarı karışımı tüyleri var :):)
Nerden : tulsa
Mesaj Sayısı : 165
Kayıt tarihi : 20/07/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 94
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Ölümünüz Doğuşunuz Olacaktır   Paz Tem. 25, 2010 11:24 am

Üzerinde kırmızı saten yere kadar uzanan bir elbiseyle kapıdan içeri girmişti bütün gözler Emily’e dönmüştü. O kadar kibirli ve kendine güvenen adımlarla içeride ilerledi ki müziği bile duymuyordu. Her adımında sanki önündeki insanlar saygıyla geri çekiliyorlardı.

Sadece onu tanımıyorlar tanımaya çalışıyorlar gibi bakıyorlardı. Emily’nin yanına ufak tefek kendini bile zar zor taşıyan bir kız geldi. Sanki konuşamıyor güzelliği önünde dili tutulmuş gibi…

- M- merhaba Emily demeyi başarabilmişti. Ama Emily kendinden emin bir edayla kızı süzdü ki yanıt vermesine bile gerek kalmayacaktı neredeyse.

- Merhaba Clara çok tatlı olmuşsun nasıl partide eğleniyor musun o zaman sana iyi eğlenceler ben gidiyorum dans etmeye bak.

O kadar azarlayıcı bir tavırla konuşmuştu ki kızın gözleri dolmuştu. Ağır adımlarla ve zarif hareketlerle dışarı çıktığında soğuk dudaklarının bile donmasına neden olacaktı. Arkasından seslenen çocuğu duyunca döndü.

- Efendim. Dedi yüzünde maskeyle gelen çocuğun fiziği çok güzeldi ama ya yüzü çok merak etmişti.

- Bu soğukta yürümeyin ben bırakıyım sizi. Aman tanrım rüyamı görüyordu bu çocuk onu eve mi bırakacaktı.

- Peki olur ama adın ne sorabilir miyim? . Gene o kibirli bakışlarını o seksi gülümsemesini kullanmıştı.

- Arabam ileride yürürken konuşalım… Emily sana anlatacaklarımı iyi dinle biliyorum saçma gelecek ama anlatmalıyım. Bu söylediklerimden sonra eğer beni çağırmak, konuşmak istiyorsan sadece o müthiş kanını az bile olsa akıtman yeterli hadi yürüyelim…

Artık Emily’nin bile konuşacak hali kalmamıştı duyduklarından sonra bu çocuk ne saçmalıyordu hayır kimse onunla dalga geçemezdi resmen bütün kanı çekilmiş gibi çocuğu dinlemeye devam edebiliyordu başka türlü sanki ağzı kurumuştu konuşamıyordu.

- Devam et. Diyebildi sadece gözlerini dikti ve dinlemeye başladı.

- Kraliçem diye başladı lafa ne saçmayalacaktı şimdi bu çocuk sanki sesini hatırlıyordu evet ama nereden…

- Beni tanrıçam gönderdi sana ihtiyacımız var. Göklerin evindeki çaylakların içine katılmalısın seni işaretlemeliyim ama bu karar sana bağlı iyi düşün senin gelmen bizim geleceğimiz, gelmemen senin geleceğin olacaktır. Bir daha benimle konuşmak, görmek istiyorsan kanınla sev beni düşüncenle çağır her şeyi daha iyi anlatacağım şu kadarını bil göklerin evinin kaderi sana bağlı. Senin kanın hayatına başkalarının hayatı sana bağlı yaşamak istiyorsan kraliçem…

Emily yanlış duymamıştı çocuk alnından öpüp kayboldu ortadan ona göre şakamıydı bu yoksa, hemen arabasına koşar adımlarla yürüdü. Arabasının kontağını çalıştırmadan önce kafasını direksiyona dayayıp düşüncelere dalmıştı… Tak tak aniden yerinden sıçramış camına vuran adamın güvenlik görevlisini olduğunu anlayıncaya kadar kalbi sanki yerinden çıkacaktı. “Tamam gidiyorum” der gibi elini kaldırdı ve yola çıktı.

Eve geldiğinde kapıyı açıp içeri girdi daha fazla dayanamayacaktı yere çöktü ve ağlamaya başladı “ne yapacaktı şimdi çocuğumu çağırmalıydı “ evet kesinlikle çağırıp daha iyi konuşmalıydı. Odasına giderken mutfağın önünden geçti ve çocuğun dedikleri aklına geldi. “Bir daha benimle konuşmak, görmek istiyorsan kanınla sev beni düşüncenle çağır”. Mutfağın hemen yanındaki kare masanın üstünde duran bıçağı aldı ve koşarak odasına çıktı. İlk önce şu üzerindeki aptal kıyafeti çıkarmalıydı. İşi bittiğinde “artık çağırmalıyım” diye düşündü ve yatağına oturdu. Aklına her çocuk geldiğinde alnının her yerinde ağrı hissediyordu ilginçti çok hem de… elinde ki bıçağı yavaş ve nazik hareketle bileğini kesti canı acımamıştı ama çarşafın üstünde gördüğü şey onu çok şaşırtmıştı. Bir ay ve etrafında karmaşık şekiller vardı. İlk aşama bitmişti kanını döktü şimdi düşüncesiyle çağırmalıydı. Parmağını Ay’ın üstüne koydu ve düşüncelerini tek tek gözlerinin önünde canlandırdı.

- Geldim kraliçem. Emily o kadar çok odaklanmıştı ki neredeyse korkudan bayılacaktı. Çocuğa döndü hoş geldin der gibi gülümsedi.

- Konuşmamız gerek ama ilk önce adını bilmem gerek. Seksi gülümsemesini çocuğa göndermesi saniye bile sürmemişti. Çocuk duvara çarpmış gibi olduysa da hemen toparladı ve konuşmaya başladı.

- Adım Seth Sweet,şunu söylemem gerek benimle geliyor musun gelmiyor musun hemen seçimini yap kraliçem bizi bekliyorlar kanatlarında seni bekliyor…

“Kanatlarım” şaka yapıyor olmadıydı bu çocuk daha fazla dayanamadan aklındaki düşünceyi seth’e söyledi.

- Geliyorum seth o kadar kişiyi bekletemem göklerin evine geçiş biletimi söyle geçeyim size son kanıma kadar yardım edeceğim hazırım.

- Kraliçem sen çaylak olarak gitmeyeceksin geçiş biletin zaten benim. Her çaylak melek geçiş bileti için kendilerine savaşçı edinir öldürürler ama sen yarı çaylaksın geleceğin kraliçesisin. Ben senin savaşçın ileride koruyucum olacağım sadece beni kabul et göklerin evine gidelim…

Emily nasıl bir şeyin içine girdiğini bilmiyordu ama çaylak meleklere yardım edebilirdi ki son olarak nasıl yapacağını sormak için konuştu.

- Peki savaşçım nasıl olacak her şeyi anlat bende seni biletim olarak kullanarak göklerin evine gidelim anlat.

Bu söz savaşçım sözü seth’in kahve rengi gözlerine ve beyaz tenine yansımış gibi gülümsedi.

- Sadece kestiğin bileğini benim sırtımın sağ tarafına koy diğer kestiğin bileği sırtımın diğer tarafına koyarak benim savaşçım seni ve beni kanatlı göklerin evine geçişimiz için kullanıyorum benimle gel ve göklerin evini seninle birlikte kurtaralım dedikten sonra ben sana kanlı bileklerimi sırtına koyacağım ve benim kraliçem seni ve beni kanatlı göklerin evine geçişimiz için kullanıyorum seninleyim benimle gelip iyilik ve kötülük arasındaki savaşı birlikte aşalım diyeceğim gerisini söyledikten sonra göreceksin!

Emily’nin elleri titriyor ama bir yandan da neler söyleyeceğini aklından geçirmeye çalışıyordu her şey bir anlık olacaktı. Emily neler olacak diye bekleyecek sonra bu lanet olasılığa son noktayı koyacaktı.

- Benim savaşçım seni ve beni göklerin evine geçişimiz için kullanıyorum benimle gel göklerin evini seninle birlikte kurtaralım.

- Benim kraliçem seni ve beni kanatlı göklerin evine geçişimiz için kullanıyorum seninleyim benimle gelip iyilik ve kötülük arasındaki savaşı birlikte aşalım.

İkisi de sırtlarındaki acıdan yere düşmüş Seth açıyla Emily’e bir şeyler söylüyor dayamasını geçeceğini az kaldığını ama Emily bu acının hiç bitmeyeceğini sanıyordu. Acıyla bağırıyor ve ağlıyordu. Bir süre sonra arkasında bir şeylerin çırpındığını ve Seth’in üstünde ona doğru gülümsediğini görünce çığlığı basmıştı evet artık kanatları vardı Seth’in kanatları gece kadar siyahtı ama Emily’nin dikkatini gümüş renkteki dövmeleri çekmişti. Seth’in kanatlarındaki her kıvrımda ayın etrafında grift desenli dövmeler vardı ya Emily’nin ki nasıldı ? hızla ayağı kalkmaya çalıştı ama olmuyordu kalkamıyordu kanatlarımı ağır gelmişti hayır gayet hafiftiler peki neden bu soruyu bembeyaz kesilmiş dudaklarından çıkan kelimelerle Seth’e sormuştu.

- Kalkamıyorum Seth yardım et.

- Kalkmana gerek yok asıl geçiş biletim sendin ben söyleyeyim siyah kanatlarının üstünde altın renkte dövmelerin ve şu demek oluyor ben artık senin savaşçın değilim ben zaten bir melektim senin sayende tanrıça oldum şimdi seni öldürünce ben artık bir göklerin efendisi olacağım.

Ne yapacaktı şimdi gökler onun hakimiyeti olamazdı orası Emily’nindi buna izin veremezdi ne olursa olsun engel olacaktı arkasında duran bıçağı fark etmişti elini bıçağa yakın tutuyor bir yandan da planlarını yapıyordu. Gümüş saplı bıçak elinin altındayken Seth den bile korkmuyordu.

- Ne yapacaksın şimdi beni.

- Sadece öldüreceğim senin görevini bir eski savaşçın olarak geri alacağım.

- Bunu yapamıyacaksın sana engel olacağım kanatlarımın son gücüne kadar.

Şakakları ağrıyordu hiç hayatında melek falan olmamıştı ne yapacaktı. Seth’in ona doğru yaklaştığını fark edince içinden “ Ben göklerin tanrıçası Emily yardım istiyorum tüm çaylaklarımın gücüyle yerden kalkıp gümüş saplı bıçağı kötülüğün simgesi olan kara meleğe saplamak ve onun hükümlüğünü almak için güç istiyorum” sanki içinde fırtınalar kopuyordu. Kantları çalışmaya başladı ve ayaklarının yerden kalktığını hissetti etrafında altın renkteki dövmeler dönüyor Emily’nin vücuduna teker teker giriyorlar tüm önceki hayatından izleri ona geri geliyordu göklerin evindeki tüm çaylak melekleri onu bekliyorlardı. Boynunda, omzunda, sırtında,alnında karıncalanmalar oluyordu. Bunların hepsi olurken Seth’in sadece o karanlık gözleri alevler saçıyordu.

- Hayır Emily buna izin vermeyeceğim gökler benim olmalı.

- Öylemi o zaman ben yani yeni tanrıçana borcunu ödeyinceye kadar dünyada kalacaksın göklere girişin şu andan itibaren yasaklanmıştır. Sakın bana bir insanı kurban edeyim deme borç’unu ancak kanatlarını kaybetmeyi göze almalısın unutma.

Bu konuşmadan sonra Emily gümüş saplı bıçağı Seth’e kaldırdı şu sözleri söyledi.

- Sen önceki ve şimdiki kraliçen ya da göklerin tanrıçasını kandırmaya çalışan kötülüksün şu andan itibaren benim kanım ve senin kanın bana olan borç’unu ödeyene kadar göklere girişin yasaklanmıştır. Benim kanım senin mühür’ün olacaktır. Girmeye çalıştığın halde sadece sen değil kanatlarınla birlikte seni sonsuza kadar yok ederim.

Bu sözleri söyleyen Emily miydi hayır o olamazdı ama o söylüyordu. Bıçaktan çıkan altın ve gümüş renkler birden etraflarını sardı hiçbir yeri göremiyorlardı biliyordu Emily’nin artık bembeyaz kanatlarının üstünde altın ve gümüş renkli dövmeler vardı. Ve vücudunun belirli yerlerinde de aynı desenler vardı. Artık etrafta gülüşen çocukların, profesör sesleri geliyordu bir sürü kanatlı çaylaklar vardı. Her şey yeni başlıyordu evet her şey yeni başlayacaktı.

- Çaylaklarım, profesörlerim geri geldim. Her şey için geç değil bütün sorunlar düzelecek sadece doğru yoldan sapmayın biliyorum bu kadar çabuk tekrar göklere geleceğimi sanmıyordum artık buradayım ellerim sizin üzerinizde uğurlar olsun…

Hep bir ağızdan Uğurlar olsun diye bağırdılar.

- Burada en son 20 sene önce yaşadım değişimi kaldıramadım dünyaya gittim. Ama gene geri geldiğime göre ÖLÜM DOĞUŞUNUZ OLACAKTIR. Bunu unutmayanın



KUTSANMAYA…
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Amanda Sylise
6.Sınıf Çaylak
6.Sınıf Çaylak


En Belirgin Özelliği : Sarı saçlarım , mavi gözlerim , hırçınlığım , kendime olan güvenim , moda anlayışım , sesim , popülerliğim ...
Kediniz : Möğlin^^ Bentüğ yumağı , akıllı oğlum. Seni çok seviyorum.
Nerden : Londra~~
Mesaj Sayısı : 1274
Kayıt tarihi : 17/01/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: Ölümünüz Doğuşunuz Olacaktır   Salı Tem. 27, 2010 6:33 pm

Kurguyu beğendim.Ama renkler uyumsuzdu ve göz yorucuydu.
Puanın 85.
Almak istediğin rütbe?

_____________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Ölümünüz Doğuşunuz Olacaktır   Salı Tem. 27, 2010 7:11 pm

Puana göre rütbe verilecektir.
Eğer rütbe değişimi isterse bunu belirtebilir.
Konu Kilit.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Ölümünüz Doğuşunuz Olacaktır   Bugün 8:02 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ölümünüz Doğuşunuz Olacaktır
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Güç Seviyesi-
Buraya geçin: