Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 -Ana Kurgu-

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Aurnia Lilith Connolly
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
avatar

En Belirgin Özelliği : Erken dönüşmüş olmam. Daha 5. sınıf bir çaylağım ama her yerim döğme dolu.
Kediniz : Iris. Siyah ve mali gözlü harika bir yaratık.
Nerden : Massachusetts, Boston
Mesaj Sayısı : 594
Kayıt tarihi : 15/11/09

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: -Ana Kurgu-   Çarş. Kas. 17, 2010 3:33 pm

Olimpos’un eteklerindeki bu bahçe, dolunayla süslenmiş gecede bir başka gözüküyordu. Etrafımda güller vardı. Her dokunuşumda mis kokular yükseliyordu hepsinden. Biraz yakından bakınca bunların kırmızı renkte olduğunu fark ettim. Sıradan değildi bu kırmızı, kandan kırmızıydı hepsi. Aralarında yürürken huzura kavuşmuş gibiydim. Yüzümde ufak bir tebessüm vardı. Rüzgarın tenime dokunuşu beni benden almıştı. Avuçlarımda sıra sıra gülleri hissediyordum.

İleride geceyi aydınlatan bir ışık gördüm. Tam bahçenin orta yerindeydi. Merak ettim ve o yöne yöneldim. İlerledikçe ışık büyüyor ve göz kamaştırıcı bir hal alıyordu. Ellerimde gülleri iki yana ayırdım ve küçük dilimi yuttum. Masmavi, elması andıran yapraklara sahip ve etrafına ışık saçan bir gül vardı. Gözlerime inanamıyordum. Etrafına saçtığı ışığın büyüsü bana doğru ilerliyordu. Hipnotize olmuş gibiydim. Elimi yavaşça kaldırıp dokunacaktım ki; kanat sesleriyle irkildim. Ardından gök yüzü çığlık çığlığa kaldı.

‘HAYIR!’



Uyandığımda Nyx yatağımın kenarına oturmuş konuşuyordu. Sesi endişeli ve bir o kadarda yumuşaktı. Yüzüme baktı.

‘Gül,’ dedi. ‘Gül, düşmemeli’

Rüyanın etkisi ve uykudan kalkmışlığın mahmurluğuyla anlayamadım. Gözlerimi kısıp, kafamı salladım. Nyx elimi sıktı ve yok oldu. Gözümü açıp kapama süremle denkti bu terk ediliş. Aklım başımdaydı artık. Ama anlamamıştım. Neydi bu rüyadaki anlam? Gül neydi?..

~~~

Tanrı, melek ve şeytanlardan sonra Adem’i ve Havva’yı yarattı. Ve onlardan Ademoğulları türedi. Bunlar ölümlü insanlardı. Öte diyarda inançların gücünden doğmuş Tanrılar ve Tanrıçalar vardı.

Tanrı, cennetin madenlerinden bir gül yarattı. Bu gül saf, mavi elmastan idi. Bu gül sıradan bir gül değildi. Bu gül, ölümsüzlüğe sebebiyet veren bir güldü. Gülü gören Ademoğlu, sıradan bir gül gibi görse de bu afet-i devranı, gülün gücünü bilen ayırt ederdi diğerlerinden. Bu gül Olimpos Dağı’nın yamacında ki, Tanrıça Nyx’in bahçesinde duruyordu. Gülün, Gece Kraliçesi Nyx’e verilmesinin bir nedeni vardı elbet.

Nyx vampirlerin Tanrıçasıydı ve vampirler ölümsüzdü. Bu ölümsüzlüğün kaynağı bu güle aiti. Güle gelecek herhangi bir zarar vampir ırkının ölümsüzlük gücünün elinden alınması anlamına geliyordu. Tanrı bu gülü koruması için, güvenilir meleği Kalona’yı görevlendirdi. Kalona, gülü koruma göreviyle, Olimpos’ta Nyx’in yanında yaşardı. Güle gelecek her türlü zarar Kalona’dan bilinecekti.

~~~

Dolunay Ritüeli gecesinde gökyüzü yarıldı. Gökyüzünün ortasından dünyaya bir gül düştü.

Gülün toprağa değmesiyle birlikte bir beden toprağa düştü. Bu beden başarısızlıkla sonuçlanan bir görevin cezasını çekiyordu.

Bu bedenin toprağa değmesiyle; Topraktan, yer altı dünyasından, bir beden dirildi.

Meddusa canlandı. Karanlık, bedenini buldu.

Meddusa’nın dirilmesiyle birlikte, Tanrıça’nın kızı, seçilmişi, can verdi. Gözler önünde yere düşen bedeni, cam misali tuz buz olup göğe yükseldi.

Korkunun kol gezdiği o gece, herkes sustu. Olanlar anlamsız ve ürkütücüydü.
Ama biri düşünüyordu. Kehaneti düşünüyordu.

‘O gül düşmemeli. Her şeyin sonu olur. Tüm kainatın!..’

_____________________________
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...


En son Aurnia Lilith Connolly tarafından Paz Ocak 30, 2011 7:44 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://houseofnight-turkey.yetkinforum.com
Pierretta Scylla
Admin / Kırmızı Çaylakların Yüksek Rahibesi
Admin / Kırmızı Çaylakların Yüksek Rahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 11/02/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: -Ana Kurgu-   Perş. Kas. 18, 2010 10:28 pm

    # Geçmiş... O kadar da uzak değildir aslında. Geleceğin, habercisidir sadece..
    Pierretta.


Çıkmayacaktık gün yüzüne. Kırmızıların hepsi birbirine bunu tembihlerdi hep. Ama bu o her zamanki günlerden biri değil, olamazdı. Birkaç aydır ünü dillerden düşmeyen, yaratık inecekti dünyaya. Maviler bizi sevmese ve varlığımızdan pek hoşlanmasalar da, biz onlardan daha güçlü ve daha üstündük. İşte bu yüzden Nyx adına her şeyi korumaya yeminliydik. Bunların içinde Nyx için yaşayan mavilerde dâhildi. Eğer onları koruyamazsak bu bizim Tanrıçamız Nyx’ye ihanetimiz olacaktı ki, biz asla ama asla ona ihanet etmezdik. En azından kırmızılara, Rahibeleri ben ve Savaşçı izin vermezdi. Gökyüzünde inmiş olan melek… Herkesin ağızında bu sözler vardı. Bizde kırmızılar olarak bu nedenle çıkmıştık yeryüzüne. Belki birşeyler görebilir, Nyx’ye itaat etmediğini kanıtlamak adına elimize birşeyler geçirebilirdik. Çünkü hepimiz biliyorduk ki, eğer bu inen melek(!), Nyx’ye itaat etseydi, bu kadar süre oralarda hapis kalmazdı. Nyx onu bizlere göndermeden önce bir işarette yollardı elbet. Ve seçilmişlerin yok oluşuna neden olmazdı…

&.

Seçilmiş... O alevler içerisinde yatıyordu büyük, camdan lahitin içerisinde. Savaşçı ve Kırmızı alevlerle yanan lahite yaklaşırken, korkularını buraya gelmeden önceki yaşadıkları yere bırakıp, heyecanlarını ve şaşkınlılarını, soğuk geceden korunmak için bir paltoymuşçasına üstlerine geçirmiştiler. İkiside olanların karma karışık bir hâl aldığının farkındaydılar. İkiside, olanların karanlık kokusunu içine çekiyordular. İkiside... Seçilmişi, kurtarmaya çalışıyordular. Fakat buna engel olan şey, Kırmızı'nın ölmeden önce kaybettiği elementi; ateşti... Seçilmiş'in etrafını kimsenin aşamayacak bir yükseklikte parlayan ateş sarmıştı. Savaşçı ve Kırmızı camdan kaplı lahitin yanına diğer kırmızılarla birlikte yaklaştıkla alevlerin arasında yatan Seçilmiş'in kalbinin de yandığını görebiliyordular. Donmuş surat ifadelerini cayır cayır yanan alev bile değiştiremiyordu. Her zamanki gibi olaya ilk atılan Savaşçı olmuştu.
'İzin verin, kurtarayım Rahibe'm...'
Kırmızı, Savaşçı'nın kolunu tutarak onu engelledikten sonra, geçmişinden gelen mayhoş bir hisle etrafını çepe çevre saran ateşin içinde buluyor kendini. Şaşkınlık nidaları gecenin esen rüzgârına, alevlerin uçuşurken çıkardığı seslere ve gece kuşlarının ötüşmelerine ekleniyor. Kırmızı, ateşin ona verdiği cesaretle bir daha yanmaya doğru ilerliyor. Camdan lahiti açmaya çalışıyor fekat, lahit o kadar inatçı davranıyor ki. Bırakın bir kadın gücünün açmasını, hiçbir savaşçının açamayacağı şekilde ağır, kenetlenmiş birbirlerine. İçerisinde ise, hergün yavaş yavaş ölen bir beden... Bedenin kalbi ise, alevler içerisinde... İşte o dakika, esen rüzgâr element arkadaşına yardım ettiğinden midir bilinmez, ıslık çalan rüzgârla birlikte aklına bir fikir doğuyor Kırmızı'nın. Elini Seçilmiş'in yanan kalbine götürürken, kendi kalbinin kan ponpalama hızı artıyor. Ateşin artık kendinden yana olduğunu bildiği için korkusu diniyor Kırmızı'nın. Aksine, büyük bir sevinç bu onun için. Elementinin ona dönmesi... Nyx'nin ona bahşettiği paha biçilemez yetenek bu. Kalbine dokunduğu anda etrafı gözleri kör edebilecek şekilde, büyük bir ışık kaplıyor. Tüm bedenler kendilerini birden ayın yanında gibi hissediyor. Kırmızı yavaşça gözlerini araladığında karşısında gördüğü mükemmellik nedeniyle bir kaç adım geriye sendelerken, biraz önce yanan alevlerin olduğu yere geldiğinde farkediyor ki, Seçilmiş layık olduğu yere; göğe yükseliyor! Nyx onu kutsuyor...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
-Ana Kurgu-
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Her Zaman Takip Edin :: Site Kurgusu-
Buraya geçin: