Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ölümcül Aşk

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Jamesss Stark
Yeni Üye


En Belirgin Özelliği : Oklarla süslenmiş kırmızı dövmelerim...
Kediniz : Benim bir köpeğim var.Adı Düşeş...
Nerden : Tulsa Gece Evi
Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 07/02/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 83
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +100

MesajKonu: Ölümcül Aşk   Perş. Şub. 11, 2010 9:47 am

Yağmurlu o gecede Redfer, Grown’nun koluna yapışarak tutkulu bir öpücük bıraktı dudaklarına…
Aslında olaylar öyle bir hal almıştı ki Redfer’in tek isteği Grown’ da olan mucize sıvıydı.O kırmızı mucize, Redfer’de bir patlama etkisi yaratıyordu.Vampirlerin dışlandığı bir dönemdi.Kendilerini gizleme ihtiyacı hisseden vampirler, ölümcül ihtiyaçları olan kanı, güç bela buluyorlardı.Redfer’in ihtiyacı Grown’la aralarına duygulu bir bağ kurmuştu. Gözü kandaydı Redfer’in..Ama tutkulu bi hikayeye dönüştü bu ikilinin aşkı..
-Buraya gel bebeğim ,dedi Redfer

Grown çekingen gibiydi..acaba Redfer’in kim olduğunu bilse ne yapardı??Yanına gitti.Ateşli bir öpüşme ve “poff” Grown’un tüm çekingenliği ateşli bir öpüşmeyle son bulmuştu.Her şey karmaşıklaşıyordu Redfer için.Grown zorunlu değildi, kana ihtiyacı vardı.Sadece kana…Zaten Redfer vampir değil miydi? Aşk ona gerekli değildi güya.. Ama Grown tüm hayatını değiştirmişti.

“Solgun görünüyorsun” dedi Grown.Oysa bu Redfer’in her zamanki haliydi.Ne bekliyordunuz ki? O bir vampir . Redfer konuyu geçiştirerek “Gel seni evine bırakayım” dedi ve gecenin bir karanlığından çıkıp diğer bir karanlığına adım attılar.Gecenin karanlığı tıslamalarla doluydu.Redfer zor nefes alıyor gibiydi.Eee, haliyle susuzluktan ölüyordu , karnı açtı… Eskiden her gün karnını doyururdu.Grown’la tanıştı. Tanrım kız Redfer’i kendisine çekiyordu.Peki Grown’u bu kadar çekici kılan neydi? Kanı çekici , kendisi çekici..Ah tanrım o damarları düşünmek bile Redfer’i bitiriyordu. Grown’da olan her şey Redfer’i kendisine çekiyor , onu bir etki altına sokuyordu. Ama Redfer son 1 aydır (ki 3 aydır çıkıyorlar) Grown’da kan hariç bir şey aradı ve çok fazla buldu. Grown’u ilk önce bir besin kaynağı olarak gözüne kestirdi , şimdiyse biricik aşkıydı işte…Redfer , Grown’u evine bıraktı. Ve evet “şimdi yemek zamanı” dedi Redfer. Tamam Grown’a aşık olabilirdi ama bu aç kalacağı anlamına gelmezdi. Onun için doğa kanunuydu kan içmek .Ama sadece vampirler için. İnsanlar için yasak demekti.Kanunlara aykırı demekti.Tesadüfe bak! Redfer de bir kanun kaçağıydı zaten. Redfer Park Kensey’e gitti.Kurbanını gözüne kestirdi. Bir ağaca tırmandı.Avını avlamak için doğru zamanı bekliyordu.Ve birden koca çınarın altından geçen adama çullandı. Uzaktan bakılınca adam yere kendi yığılmış , sadece üzerinden karanlık bir ışık geçmiş gibi gözüktü.Redfer bu kanlı işini çabuk bitirmek istiyordu. Adamın tüm vücudundaki kanı emdi.

Tamam Redfer ve onun türündeki yaratıklar korkunç , ölümcül ve dehşet saçan varlıklar olabilir. Ama onlarında kanunları var.Kural .1->Kimsenin kanını vücudunda kan bırakmayacak kadar çok içme. “Hadi amaa..Çok basit” demeyin çünkü siz lanet olası bir vampir değilsiniz.Peki kurala uymazsanız ne olur! Çok basit . Tek cevap : İDAM.

Redfer öleceğini biliyordu. Kan içmenin verdiği inanılmaz haz paha biçilemezdi ve uğruna ölünesi bir şeydi tamam ama ya Grown.. Onsuz yaşayamazdı.Son zamanlarda Redfer’ e karşı ne kadar şüpheci olursa olsun birbirlerini seviyorlardı. Grown’u , kanı bir kenara bıraktı ve hayatında ilk defa ölümü düşündü Redfer. Nasıl bir şeydi acaba? Sonuçta o karanlık bir cehennem yaratığıydı ve yüce kıyamet geldiğinde gideceği yer şüphesiz alevlerin arasıydı. Bu onun seçimimiydi peki.? O lanet olası bir vampir olmak istemiş miydi? Lanet olsun şimdi de sanki durumu yeterince kötü değilmiş gibi Tanrı’yı yargılıyordu. Yere uzandı , ölümü bekledi.. Vampir konseyi (ki sadece 3 kişiler) mi öldürecekti onu? Yoksa ölüm kendiliğinden mi gelecekti? Karşısında birden 3 silüet belirdi.Beyninde yeniden ölümünün nasıl olacağının merakı belirdi.Acaba yakılacak mıydı? Yoksa onu asarlar mıydı? Hayır asmazlardı.Kesin boynunu kırarlardı.Tekrar huzur içinde gözlerini kapadı, sonsuz uykuyu düşündü … Bayılmıştı..

GROWN

Redfer Grown’u evine bırakmıştı.Grown, Redfer’de bir gariplik olduğunu hissediyordu.1 aydır onun solgun, yorgun ve bitkin göründüğünü biliyordu.

UFAK BİR NOT: Redfer 1 aydır kan içmedi


Grown’un kafası karışmıştı.Sıcak bir sohbete, bir kucaklaşmaya ihtiyacı vardı. Anne babası onu anlamazdı.Evet kesinlikle ihtiyacı olan kişi Petunia Teyze’ydi.Yürümeye ve hafif esintinin vücudunu esir almasına ihtiyacı vardı.Stres olmadan yaşamaya ihtiyacı vardı.Huzurlu bir hayata ihtiyacı vardı.Ve evet.Şimdi Petunia teyze’nin evinin önündeydi.21.caddenin en görkemli ve eski aynı zamanda da lüks evi sayılabilirdi.Kararlılıkla kapıyı tıkladı.Cevap yoktu.Yan dükandaki adam “Kimi arıyorsunuz genç bayan?” dedi.Grown Petunia teyzeyi aradığını söyledi ama adam Petunia’nın 3 ay önce evden ayrıldığını söyledi.ama nasıl olmuştu??

UFAK VE GİZLİ BİR NOT DAHA
: Redfer , Grown’la tanışmadan önce Grown’un teyzesi Petunia Simpleson’ı kaba tabirle yedi.

“Peki evde kimse yok mu?” dedi Grown. Adam ise 3 ay önce bir adamın buraya taşındığını ama onu eve girip çıkarken bir kere gördüğünü söyledi. Grown bir sürü laf etti ve o Lanet olası kapıya bir tekme attı. Tanrım, kapı açılmıştı.. Grown “ Böyle bir moronluğu ancak ben yaparım” dedi içinden ve kendinden emin ama biraz da tedirgin bir tavırla evin ahşap zeminine adım attı. Teyzesinin evinden çok farklıydı.Etraf otantik ve antika eşyalarla doluydu.Sanki buraya taşınan esrarengiz kişilik 1200’lü yıllardan gelmişti.Yukarıdan gelen tıkırtılar inanılmaz ama gerçekten büyülü bir şekilde Grown’u yukarı çekti. Ahşabın gıcırtısı arasında yukarı çıktı Grown… Ve bir odaya girdi.Işığı yaktı.Yanması şaşırtıcıydı çünkü Grown böyle antika bir evde gaz lambaları falan bekliyordu.Kalın tarih kitapları buldu Grown.Şöyle bir bakındı. Vampirler ile ilgiliydi . Şaşırtıcıydı. Çünkü bu zamanda bu garip masal kahramanlarına inanan kişiler bulmak zordu.Bir an düşündü Grown.Hiç tanımadığı birinin evindeydi.Daha da önemlisi teyzesine ne olmuştu? Bunu anne-babasına sormalıydı.Tam odadan çıkıyordu ki gözüne eski , deri kaplı bir kitap ilişti. Baktı. Bu bir defterdi.Suçluluk duygusuyla, derinin keskin kokusuna aldırmadan kapağını kaldırdı.Bu bir defterden ziyade bir günlüktü.Son sayfayı açtı.Tanrım.!! Yazanlar şunlardı.

Redfer’in günlüğü – 23ocak 2010
Bu gün karnım çok aç.Lanet olsun ki aşkım kandan daha ağır basıyor.Grown’u çok seviyorum.Ama biraz daha kansız kalırsam ölmem içten bile değil.
Bugün nasıl kan içeceğimi karar verdim.Grown’u evine bıraktıktan sonra Park Kensey’deki büyük Çınar’ın altından geçen ilk insanoğlunu avlayacağım.Daha fazla duramıyorum.Bu akşam o inanılmaz hazzı yeniden tadacağım…

Grown’un hiç düşünmeden koştuğu yer Park Kensey’di.Oraya vardı. O yerde yatıyordu.Ağzının çevresi kan içindeydi.Demek ki doğruymuş dedi .O kanlı bir pislikmiş diye düşündü. Ama onu seviyordu..Hemen yanına geldi.Uyandırmaya çabaladı.
-REDFER , REDFER !

Cevap yoktu ,ama o baygın mıydı? Yoksa sonsuz uyku mu? Redfer uyandı.
-Grown??
Bunu içten bir fısıltıyla söylemişti.
-Ben buradayım Redfer ..Hadi buradan gidelim.

Kalktılar.Bir kural vardı vampirler için bir insanın tüm kanını içme. Diğer kural gizlilik..Grown her şeyi biliyordu..3 kişilik Vampir konseyinden biri bağırdı.”Redfer bir insanoğlunun tüm kanını içtin”. Diğeri ise mırıldandı “ O her şeyi biliyor”.Ve görünüşe göre Liderleri olan vampir seslendi “ Bu senin ve kalan az sayıda vampirin soyu için…” dedi ve Grown’un arkasındaki vampir ile beraber Redfer’in arkasındaki vampir , lider vampirin işaretiyle oklarını çektiler ve “DRANK”…
“…. Boşluktaydım , ama Redfer yanımda , o yanımda” diye düşündü Grown ve karanlık.



Vay canına çok sürükleyici bir rpg di.Ayrıca ayrıntılı,akıcı ve noksan.Hikayenin devamını merak ediyorum doğrusu...
Puanın:83
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Aurnia Lilith Connolly
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri


En Belirgin Özelliği : Erken dönüşmüş olmam. Daha 5. sınıf bir çaylağım ama her yerim döğme dolu.
Kediniz : Iris. Siyah ve mali gözlü harika bir yaratık.
Nerden : Massachusetts, Boston
Mesaj Sayısı : 594
Kayıt tarihi : 15/11/09

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: Ölümcül Aşk   Perş. Şub. 11, 2010 7:35 pm

konu kilit

_____________________________
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://houseofnight-turkey.yetkinforum.com
 
Ölümcül Aşk
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Güç Seviyesi-
Buraya geçin: