Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sevgili'nin Ölümü...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Pierretta Scylla
Admin / Kırmızı Çaylakların Yüksek Rahibesi
Admin / Kırmızı Çaylakların Yüksek Rahibesi
avatar

Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 11/02/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Sevgili'nin Ölümü...   Perş. Şub. 11, 2010 3:55 pm

Hayat onun için kolay birşey değildi. Kimi kolaylıkları vardı fakat zorluklar hep onu buluyordu. Şimdide kazandığı okula gidemeyecekti. Yıllardır hayalini kurduğu o okul onu bekliyordu fakat ailesi yüzünden gidemeyecekti.

.......

Rüyasında kabus görerek uyanmıştı Zoey. Kabus tabii kide Cerald ile ilgiliydi. Her zaman gördüğü gibi...

Gözlerini kocaman açarak uyanmıştı. Korkmuştu... Cerald'ı kanlar içinde yerde görmek onu ürkütmüştü. Yataktan kalkıp ağır adımlarla banyonun olduğu bölüme doğru ilerledi. Bu rüyadan sonra pekte iyi sayılmazdı. Günü her zamanki gibi berbat geçecekti kesin.

Banyoya girdiğinde ilk önce elini ve yüzünü yıkamak için aynanın karşısına geçti fakat yansımasında gözlerinin şiştiğini, yüzünün çok solgun bir hâl aldığını görmüştü. Hayretler içinde kendine bakıyordu. Sanki aynadaki yansıma o değildi de bir başkasıymış gibi yabancı duruyordu gözüne. *Kesinlikle duşa ihtiyacım var!* diye düşündü kendi kendine.

Duşa girmek için küvetin suyunu açtı. Üstünü çıkardıktan sonra tokasını da sarı saçlarından ayırıp küvetin başına koydu. Küvete ayağını ilk değdirdiğinde Zoey'de ürperme hissi uyandırmıştı. Ardından suya alışınca diğer ayağınıda küvete koydu ve küvetin içinde boyu boyunca uzandı. Küvetin içinde uzanmış suya bakıyordu. Yukarıda asılı olan avizenin loş ışığı Zoey her suyu oynattığında, güneş ışığında ki kristal parçaları gibi; suda kristal bir zemin üzerindeymiş gibi parlıyordu. Küvetten çıktığında yanında hemen yanında askıda asılı olan deniz mavisi bornozu üstüne geçirdi. Sarı saçlarını havlu ile kuruladıktan sonra altına dar paça eşofmanlarından birini, üstüne de kırmızı Sweet-shirt'ünü giydi. Ardından saçını tamamen kurutmadan önce biraz daha halsizliğini gidermek için yatağının üztüne uzandı. Yatağında uzanırken düşünüyordu. Sadece Cerald ve gideceği okulu düşünüyordu. Düşüncelerini annesinin aşağıdan gelen sesi böldü.

_"Zoey... Aşağıya gelebilir misin?" Zoey oflayarak aşağıya inmek için gıcırdayan merdivenlerin ilk basamağına bastı. Yavaş yavaş ilerliyordu çünkü aşağıda olacak konuları biliyordu. Her zamanki gibi okuluna gitmemesini burada olan bir okula gitmesi gerektiğini söyleyeceklerdi. Aşağıya indiğinde sofrada Cerald'ında bulunduğunu görünce yanakları kızardı. Üstünde eşofman ve bir Sweet-shirth vardı. Yani bir nevi pijamalarlaydı.

_"Efendim anne." dedi sert bir sesle. Sert takınıyordu çünkü Cerald'da onun gitmemesi gerektiğini düşünüyordu. "Okulla ilgiliyse, oraya gideceğim." Cerald hemen söze karıştı.

_"Ahh.. Hayır Zoey lütfen bunu daha önce konuşmuştuk." Annesi elindeki çaydanlığı masanın üstüne koyduktan sonra söze karıştı.

_"Çocuklar, çocuklar. Sakin. Evet Zoey iyicene düşündük ve bu okula gidebileceğine karar verdik." Annesi bunu söylerken istemeyerekte olsa gülüyordu. Zoey sevinç çığlıkları atmaya başladı. Ardından Cerald'ın boynuna sarıldı. Cerald bu durumdan pek mutlu gibi durmuyordu. Annesi mutfaktan salona doğru geçti. Zoey'de biraz sakinleştikten sonra masaya oturdu ve mutlu bir şekilde kahvaltısını yapmaya başladı. Ama ters giden birşey vardı. Cerald gülmüyordu.

_"Bir sorun mu var aşkım?" Zoey teş kaşını kaldırmış Cerald'a bakıyordu.

_"Evet Zoey sorun var. O da senin gitmen. Benden uzaklaşman."

_"Ne yani ben şuan mutluyum ve senin bu durumda mutlu olman gerekmiyormu Cerald?" Cerald Zoey'nin elini tutarak konuşmasına devam etti.

_"Gerekiyor aşkım ama..." Zoey, Cerald'ın sözünü böldü.

_"Ama ne Cerald? Ama ne?" Cerald gözlerini yere sabitlemişti. Üzgün bir şekilde bir şeyler mırıldanıyordu. Zoey bunları duymakta güçlük çekmişti.

_"Ama... Ben gidemiyorum Zoey." Zoey affallamıştı. Bu Zoey'de şok etkisi yaratmıştı.

_"Ama Cerald. Hani ikimiz?"

_"İkimiz diye birşey yok Zoey! Sen gidiceksin ve ben kalıcam. Ve herşey bitecek Zoey. Herşey bitsin istiyorum..." Cerald bu sözleri söylerken içinde üzüntü vardı ama bunu belli etmemeye çalışıyordu. Yoksa Zoey ondan ayrılmazdı.

_"Hayır.. Cerald hayır... Tüm bunları dememiş ol lütfen!" Zoey ağlamaya başlamıştı. Yaşlar bu sefer gözlerinden çok hızlı akıyordu.

_"Bitti Zoey. Bitti!..." Cerald arabasının anahtarını aldı ve bahçe kapısından yola gitti. Zoey bahçe kapısının oraya kadar geldi. Ağlamasına mani olamıyordu. Cerald'ı son kez izledi. Arabaya binişini... Cerald çok hızlı bir şekilde arabayı çalıştırdı ve gitti...

_"Hayırrrrrrrrrrrr...!" Zoey olduğu yere yığılmıştı. Ardından hüzünü öfkesine karıştı ve koşa koşa merdivenleri çıktı. Yatağına kendini attı ve gözyaşlarını bu kez daha hızlı akması için serbest bıraktı.

......

Yatağında uzanmış sarı saçlarıyla oynarken komidinin üzerindeki telefon titremeye başlamıştı. Elini bir kaç kez komidinde gezindirdikten sonra telefonunu bulmuştu. Telefonun ekranına baktığında arayanın Cerald olduğunu gördü. Konuşmak istemiyordu. Aslında şuanda kimse ile konuşmak istemiyordu. Ama telefon öylesine ısrarlı çalıyordu ki açmamak elde değildi. Zoey telefonu açtığında boğuk bir sesle konuşuyordu.

_"Efendim Cerald? Yine ne oldu?"

_"Seni hep sevdim Zo, hepte seveceğim. Her ne olursa olsun istediğin yere git sen sevmesende ben seveceğim." Cerald'ın sesi ağlamaklı geliyordu. Zoey şaşırmıştı.

_"Cerald sen... Sen iyi misin? Neden ağlıyorsun?" Zoey korkmaya başlamıştı. Şaşkınlık, korku ve hüzün birleşmişti sanki şimdi Zoe'nın aklında.

_"Zo sadece seni sevdiğimi bil. Ve beni sakın unutma lütfen. Bunu benim için..." Cerald'ın sesi iyice kısılmaya başlayıp, yok olmuştu. Zoey birden tam kalbinin üstündeki kelebeğin artık kanatlarını çırpmadığını fark etmişti. Yüreği yanmaya, gözleri dolmaya başlamıştı.

_"Cerald, seni..." Tam bu sırada bir patlama sesi duyulmuştu. "Ceraldddd...!" Zoey artık ağlıyordu. Birden elindeki telefonu duvara fırlattı. Çığlık atmaya başladı. İçindeki acı canını çok yakıyordu. *Nedenn? Neden ben neden? Tüm istediklerim tersine oluyor, tüm sevdiklerim benden uzaklaşıyor... Nedennn?* düşüncelerinde bile acı ile kıvranıyordu. Onu bulmalıydı. Ne olduğunu öğrenmeli ve ne olmuşsa kendini ona affettirip yeniden onunla olmalıydı...



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Sevgili'nin Ölümü...   Perş. Şub. 11, 2010 4:23 pm

Öncelikle güzel ve akıcı bir Rp'di... Okurken sıkılmadım.. Birkaç imza ve noktalama hatası vardı. Ama yinede beğendim. Renklendirme iyiydi. Göz yormuyordu ve her kişi için ayrı bir renk kullanılmıştı...


Puanın 82
İyi Rp'ler!...

Konu Kilit...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sevgili'nin Ölümü...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Güç Seviyesi-
Buraya geçin: