Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dönüşüm...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir1
Banned
avatar

En Belirgin Özelliği : -
Kediniz : --
Nerden : -
Mesaj Sayısı : 9
Kayıt tarihi : 18/03/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +100

MesajKonu: Dönüşüm...   Cuma Mart 19, 2010 12:58 am

Ferahlatıcı bir serinlik…


Henüz insanların kirletmediği havayı,tek nefesle tüm ciğerlerine
doldurdu;sabahın sessiz,yalnız ve soğuk havasını…Hava henüz
aydınlanmamıştı.Etrafta ufak bir çıtırtı bile duyulmuyordu.Tek ses
dalgaların,dalgakıranara çarptığı andaki iç titreten sesi...Gökyüzü gri-kızıl
arasında bi renge bürünmüştü.Henüz güneş dünyaya sıcak bi merhaba
dememişti.Sabahı ilk karşılayan,güne ilk gülümseyen olmak en büyük
zevklerindendi.Sabah erkenden uyanır rıhtıma giderdi.

Rıhtımda,her zaman oturduğu bankta taze havayı soluyordu.Güneş yavaş yavaş
havayı aydınlatmaya başladı.Rıhtım da ufak ufak hareketleniyordu güneşin sıcak
yüzüyle.Spora çıkan,işe yetişmeye çalışan,denizin karşısında kahvaltı yapmak
için gelen insanlarla dolmaya başladı rıhtım.Çeşit çeşit insanlar,suretler
geçerdi önünden.Yaşlı,genç;ufak tefek bir çok beden… Hepsi tekti,hepsi eşsizdi…Ama
hepsinin yüzü aynı ifadeye bürünür olmuştu.Hepsinin yüzünden
kaygı,endişe,gerginlik okunuyordu.Akan giden zamana hapsolmuş yüzlerce insan
geçerdi hergün önünden.O, bu insanlar gibi olmamaya söz vermişti.Geçmişini
unutacak,geleceğini kaygı haline getirmeyecekti.Anı yaşayacak,An’ın
güzelliklerini tadacaktı.HerAn’a kavuşana kadar,aklını bulandıracak hiçbirşeyi
kafasına almayacaktı.



İnsanlar birer birer gözden kayboluyor,yerine yeniler geliyordu.Derken bu
gelenler arasında dikkatini çeken biri belirdi.Yaklaştıkça yüzünü daha net
görür oldu.Şu ana kadar,onunki kadar kusursuz bir yüz görmemişti;keskin
hatlı,ufak,beyaz bir yüz.İri,kırmızı dudaklar;ufak bir çene,badem gibi siyah
gözler…Dolgun dudakları hafif bir gülümsemeyle kıvrılmıtı.İnce,alımlı bedeni
süzülerek Caine’in yanına geldi.İnce bedenini Caine’in oturduğu banka bıraktı.Kızıl,upuzun
,kadifeyi andıran saçları,duvak gibi dalga dalga beline iniyordu.Porseleni
andıran beyaz kollarını açıkta bırakan dar bir t-shirt giymişti.Vücut hatlarını
ortaya çıkaracak kadar dardı.İçini bir anda garip bir duygu doldurdu.Kalbi
normal ritminden daha hızlı atmaya başladı.Sonra içinde ufak bir arzu
filizlendi.Yanındaki insanüstü varlığın teninde,parmaklarının yavaşça
süzüldüşünü hayal etti…Hayallere dalmışken yanındaki kıpırtıyla gerçek dünyaya
geri döndü.Kadın sağ eliyle,sol göğsünün üzerine dökülmüş birkaç demet
saçı,hızlı bir hareketle sağ omzuna attı.Kadının uzun,beya boynu tamamen ortaya
çıkmıştı.Neredeyse boynunun beyazlığı ve parlaklığıyla kamufle olmuş kolyenin
zincirini gördü.Zincirin hemen ucunda yılanı andıran,kıvrımlı bir obje
duruyordu.Caine olağanüstü bu kadını göz ucuyla incelerken ,kadın doğruldu ve
yerinden kalktı.Derken kadının cebinden metal bir parça Caine’in iki ayağının
ortasına düştü.Kadın Caine’İn almasına fırsat vermeden,Caine’in ayakları
arasındaki metale elini attı.Tam metali avucunda tutarken dengesini kaybedip,Caine’in
göğsüne kafayı gömdü(kaba bi tabir oldu ama ) Caine’in nefesi bir anda
kesildi.Kadının güzel başı,göğsünün üsündeydi.Adeta dili tutulmuş,eli ayağına
dolaşmıştı.Hemen ayaklanarak “Özür dilerim” dedi ve hızla banktan uzaklaştı.Caine
ağzını açıp bişey söyleyemeden kadın çoktan gözden kaybolmuştu.Sonra yere
baktığında,kadının boynudaki kolyeyi gördü.Kolyeyi eline aldı ve biraz
inceledi.Objenin üzerinde bir çıkıntı gördü.Çıkıntıya bastırınca kolye 2ye
ayrıldı.Bir tarafında rakamlar,bir tarafında bir isim yazıyordu.Kolye de
08.09.74 rakamları ve Dwight Emily ismi yazıyordu.Az önceki kadının adı
olmalıydı ve doğum tarihi.Peki şimdi kolyeye ne olacaktı?Elinde tuttuğu kolyeye
baktı ve üzerinde yazanlara bakınca aklına bir fikir geldi.08.09.74 doğumlu tüm
Emily’lerin adreslerini bulacaktı.Bunu tek yapamazdı.En yakın arkadaşı Steve ‘den
yardım alacaktı.Steve bir bilgisayar dahisiydi.Ayrıca gizli bir istihbarat
timinde gözlemcilik yapıyordu.Cebindeki telefonu çıkardı ve Steve
aradı.Telefonda kısaca başından geçenleri anlattı.Rıhtımdan ayrılıp bir taksi
çevirdi ve Steve’İn ofisine doğru yol almaya başladı.Ofise gelince Steve’i
apartmanın önünde buldu.İner inmez ofise çıktılar.Steven”Dostum dediğin isim ve
tarihle ilgili 113 sonuç çıktı.Bu bölgeye yakında olanları ayırdım ve
diğerlerini eledim.Elimizde 3 tane Emily Dwight var.Birisini daha eledim çünkü
seneler önce buradan uzaklara taşınmış.Diğer Emily seneler önce nedeni
bilinmeden tarihe karıimı.Tek Emily kaldı elimizde.Ama o da 6 sene önce
ölmüş.Ardında koca bir malikane bırakmışOlağanüstü.Resmini buldum evin.”dedikten
sonra çekmeceden bir resim çıkardı ve Caine’e uzattı.”Muazzam değil mi?” diye
iç geçirdi.Caine resmi eline alınca malikanenin önündeki yüksek heykel
dikkatini çekti.Timsali bir tanrı heykeliydi.Fakat o da ne ? Boynunda cebindeki
kolyeye tıpatıp benzeyen kolye heykelin üstündeti.”Aradağım EMily burada.Hemen
adresi ver.StevenAhbap kadın öleli…” diyecekken Caine “Adresi ver!!” diye
çıkıştı.Steve ufak bi kağıda bişeyler karaladıktan sonra Caine’e uzattı.Caine
kağıdı almasıyla ofisten çıkması bir oldu.Kağıdı şoföre verdi.Şoför bir müddet
baktıktan sonra aracı çalıştırdı.Yarım saat kadar yol aldıktan sonra şehrn dışında
bir ormanın başında taksi durdu.Şoför”Ormanın içinden geçmelisiniz.Fakat orada
birçok çukur ve tümsek var.Arabayı o yola sokamam” dedi mahcub bi şekilde.”Sorun
değil” dedikten sonra Caine parayı şoföre verdi ve arabadan çıktı.Ormanın içine
yavaş yavaş ilerledi.Dar bir yolun iki yanında,sonu gözükmeyen ağaçlar;adeta
gökyüzüne ulaşıyordu.Şoförün dediğ gibi yolda fazlasıyla çukur vardı.

10 dk kadar yol aldıktan sonra,sonunda malikanenin önündeydi.Havanın
karardığını fark etmemişti.Malikane koyu kahve tonlarındaydı.En az 2 hektarlık
alana inşa edilmişti.Resimde gördüğü heykel hemen uzun demir kapıların
ardındaydı.Geniş malikanenin etrafını dolaşmaya başladı.En arkada tamamen camla
kaplı bir yer gördü.İçine göz atınca banyo olduğunu anladı.Geniş bir banyonun
tam ortasında etrafı mumlarla süslenmiş büyük bir jakuzi vardı.Aniden banyonun
kapısı aralandı.İlk ufak ve beyaz bir ayak göründü.Kapı daha da açılınca Caine’in
kalbi şiddetle atmaya başladı.Sabah gördüğü kadın tam karşısındaydı.Üstünde
beyaz saten bir gecelik vardı.Camlı bölüme bakmadan jakuziye yöneldi ve Caine’e
tamamen arkasını döndü.Geceliğin askılarını beyaz kollarından sıyırdı.Sonra gecelik
su misali kadının bedeninden akarak yere düştü.Kadının muazzam bedeni tamamen
çıplaktı.Topğlu saçlarını açtı.Saçları dalg dalga beline kadar yayıldı.Hemen
kalçasının üstündeydi gür saçları.İlk doğmuş bebek kadar çıplak,taze ve çaresiz
duruyordu.Caine yutkundu ve alnından usul usul süzülen terleri eliyle sildi.Elleri,dizleri,tüm
vücudu titriyordu.Elini sessizce cama yasladı.Nefes verişiyle cam biraz
buğulandı.Kadın tek bacağını yavaşça jakuziye soktu.Diğerini de soktu.Sıcak su
dizine kadar yükseldi.Ardından kadın göğüslerini örten saçlarını bi yana toplatıp
yavaşça jakuziye kendini bıraktı.İri dudakları tatlı bir gülümsemeyle
kıvrıldı.Kızıl saçları suyun üstüne yayıldı.Caine nefes almakta zorlanır
olmuştu.İki elini de cama dayamıştı.Bütün uzuvları,bütün hücreleri kadını
arzuluyordu.Bembeyaz tenine dokunmay,sıcak nefersini yüzünde hissetmeyi her
şeyden,herkesten çok istiyordu.Birden dengesini kaybetti ve elleri camdan
kaydı.Kadın irkilerek ayağı kalktı ve jakuziden çıktı.Yüzlerce su damlası
pürüzsüz bedeninden yavaşça süzülüyordu.Caine kaskatı kesilmişti.Kadın camın ve
Caine’in tam önündeydi.Caine yemyeşil gözlerini kadının erin,siyah gözlerine
kilitlemişti.Hareket edemiyor,nefes alamıyordu.Kadın ufak elini cama dayadı.Caine
de kukla gibi aynısını yaptı.Kadın diğer elini de cama koydu.Caine de… Şimdi
aralarında yalnızca cam vardı.Kadın bir elini kapının kulpuna indirdi ve kulpu
aşağı doğru itti.Kapı yavaşça açıldı.Caine büyülenmiş gibi içeri girdi.Kadın karşısında
gülümsüyordu.Caine elini kadının bedeninde gezdirmeye başladı.Sanki kadını
vücudunu keşfeder gibi,parmağıyla kadının tüm kıvrımlarını takip ediyordu.Kadında
ufacık ellerini Caine’in yüzünde gezdiriyordu.İşaret parmağını,Caine’in kalın
dudaklarına götürdü.Sonra yüzünü yaklaştırdı.Kadına hayranlıkla bakıyordu
Caine.Sonra kadının soğuk dudakları,Caine’ninkilere kavuştu.Caine’in bedeninden
sanki elektrik geçmişt.Kadını sıcak nefesi onun içindeydi şimdi



.Sıcak dili,Caine’in diline dokunuyor geri çekiliyordu.

Kadın dudaklarını Caine’inkilerden uzaklaştırdı.Caine’in gözleri şehvetle
parlıyordu.Kadın gizemli ve seksi bakışının ardından “Bana geleceğini
biliyordum aşkım,bana inanacağını,beni arayacağını biliyordum” dedikten sonra
Caine’in gömleğinin düğmelerini açmaya başladı.Gömleği çıkarıp,beyaz elini
Caine’in geniş omuzlarında gezdirdi.Aralarında bişey yoktu artık.Tam hayal
ettiği gibi tek vücut olmuşlardı.Kadının nefesini boynunda hissetti.Tüm vücudu
arzuyla titredi.Kadın Caine’in elini tutup banyonun yanındaki karanlık odaya
götürdü.Yatak odası olmalıydı.Yatağın yanındaki kırmızı kanepe Caine’i oturttu.Kendisi
de Caine’in yanına kıvrıldı ve zarif bedenini Caine’e bıraktı.Caine kadını
kollarına aldı ve boynuna defalarca öpücükler kondurdu.Kadın sessiz sessiz
inlerken”Benimsin artık sevgili.Ama önümüzde tek bir engel var.İzin ver
kaldırayım o engeli.Korkma canını yakmam” dedikten sonra dudaklarını
araladı.Sivri ve beyaz bir çift diş gözüktü dudakları arasından.Caine,kadının
soğuk dudaklarını boynunda hissetti.Tam şah damarının üzerinde geziniyordu
dudaklar.Sonra boynunu uyuşturan keskin bir acı hissetti.Acıyla bir inilti
çıkardı.Saniyeler geçtikçe bedeninin enerjisi tükeniyor,bedeni sıcaklığını
kaybediyordu.Kalp atışları,kanın damarlarında dolaşımı yavaşladı.Nefes alması
zorlaştı.Gözlerini açık tutamıyordu.Dünyadan kopmuştu.Yalnızca kadının
varlığını hissediyordu.Kendi varlığından çok hem de...


”Benimle kal sevgilim.Gözlerini aç şimdi.Sıra sende”dedikten sonra uzun
tırnağıyla boynuna bir yara açtı.Yaradan kırmızı kan usulca boynundan aşağıya
süzüldü.Sonra kanayan yere Caine’in kafasını bastırdı.İlk başta tadını
beğenmedi.Fakat sonra,suya hasret kalmış gibi susadığını fark etti ve kanı
içtikçe susuzluğu azaldı.Boğazındaki yakıcı his yerini ferah bir serinliğe
bıraktı.Kadının kanını içtikçe enerjisi artıyor,kendini olduğundan daha güçlü
hissediyordu..sonra kadını koltuğa yatırıp bütün gücüyle boynundan tatlı kanı
çekiyordu.Kadın acıdan ve zevkten iniltiler çıkartıyordu.”Yeter aşkım.Daha
fazlasını vericem.Ama şimdilik durmalısın” dedikten sonra Caine’i kendinden
uzaklaştırdı.”Bundan sonra benimlesin.Hayatta kalmak için benim dediklerimi
yapmalısın.Bu arada benimle ilgili anıların belrginleşmeye başladı mı
sevgilim.Kanım sana aktıkça ismim sana tanıdık gel di mi?” diye sordu Emily.”E-Evet..Sen
benim küçüklüğümdeki en güzel anılarımda olan kızsın..Bunca zaman neden…” die
zorla konuştu Caine.Fakat Emily susturdu.Kadını tekrar kollarına alıp anıları
gözünün önünde canlanmaya başladı sonra.Kendinde bi değişim hissetti.Emily’e “Bana
n’oldu sevgilim?” diye sordu.”Sen de gecenin hükümdarlığının bir üyesi oldun
sevgilim.Tıpkı benim gibi..Bir VAMPİR” dedi Emily.Vampir kısmını vurguladı..Caine’in
yüzünde şeytani bir bakış belirdi.Sonra kadına sarılıp soğuk bedenini kendi bedenine
bastırdı ve beraber koltuğa boylu boyunca uzandılar.


Umarım beğenirsiniz.Biliyorum vampir olayı baydı ama bu siteye böyle bi hikaye iyi gider sanırım.Puanlama yaparken nerelerden puan kırdığınızı belirtirseniz sevinirim.Puanı beğenmezsem yanlışlarımı düzeltip tekrar bir rpg göndericem.Puanlama için şimdiden teşekkürler



Vay canına.Oldukça gizemli ve oldukça ateşli bir Rpg idi.Ayrıca çokta akıcı.
Puanın:100
Özel Karakter için başvuru yapabilirsiniz.Yada kendi karakterinizi yaratabilirsiniz...
Uğurlar Olsun...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Aurnia Lilith Connolly
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
avatar

En Belirgin Özelliği : Erken dönüşmüş olmam. Daha 5. sınıf bir çaylağım ama her yerim döğme dolu.
Kediniz : Iris. Siyah ve mali gözlü harika bir yaratık.
Nerden : Massachusetts, Boston
Mesaj Sayısı : 594
Kayıt tarihi : 15/11/09

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: Dönüşüm...   Cuma Mart 19, 2010 3:30 pm

konu kilit

_____________________________
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://houseofnight-turkey.yetkinforum.com
 
Dönüşüm...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Güç Seviyesi-
Buraya geçin: