Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Seni Çok İstiyorum...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Goo Hye Sun
4.Sınıf Çaylak
4.Sınıf Çaylak
avatar

En Belirgin Özelliği : bakana göre değişir :)
Kediniz : pufuduk :D :D
Nerden : güney kore
Mesaj Sayısı : 322
Kayıt tarihi : 18/03/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Seni Çok İstiyorum...   Perş. Nis. 08, 2010 9:30 pm

NOT: yazıyı okumadan önce YAVUZ ÇETİN' den SENİ ÇOK İSTİYORUM' u dinlerseniz daha iyi anlarsınız...Bu benim ilk rpg*m. Başımdan geçen bir olaydan kurguladım...umarım beğenirsiniz.



Üniversitenin ilk günüydü. Encarna kitaplarını sıkıca göğsünde kavradı. Cesaretinin yeterince arttığını hissedince nefesini tuttu ve nakil geldiği okula doğru ilerledi. Adımları anlayamadığı bir arzu ile hareket ediyordu, istemsizce gülümseyiverdi. Metroya bindi ve okulun kapısına kadar geldi. Daha sonra içerisini büyük bir tebessümle seyre koyuldu. Etrafındaki birçok yabancı sima sanki ona yoğunlaşmıştı. Tekrar cesaretini topladı ve okula doğru hamlesini yaptı. Heyecandan kalbi küt küt atıyordu. Sınafa vardığındaysa heyecanı yerini korkuya bırakmıştı. Aklından bir milyon soru geçti. Yeni bir ortam, yeni insanlar…Bu düşünceler aklını kurcalarken ne olduğunu anlayamadan bir sarsıntıyla kendine geldi. Bir genç koşarak omzuna çarptı ve ilerlemeye başladı. Encarna otomatikman arkasını döndü… genç de döndü gözlerinin içine baktı ve sanki çok büyük bir fırsatı kaçırıyormuş gibi gözlerini yumdu ve lanet okur gibi koşmaya devam etti…
Encarna arkasından baka kalmıştı. O hayatında gördüğü en yakışıklı insandı. Bir an için onu tekrar görmeyi istedi. Birkaç dakika sonra zorla kendini toparladı. Kendini avutmak için tesellilere başladı...”Zaten çok kaba biri, bir özür bile dilemedi. İnsan çarptığı kişiden en azından nezaketen bir özür diler!” önüne döndü ve sınıfa doğru ilerlemeye başladı. Aklını hala o çocuk kurcalıyordu. Sınıftaki kızların fısıltısıyla kendine geldi ve hala ayakta olduğunu farkederek oturmak için yer aradı. en sonunda arka sıralarda ki bir kızın yanına oturdu. O da diğerleriyle pek fazla diyalog kurmuyordu. Kız Encarna’yı biraz süzdükten sonra “sen yenisin galiba?” diye sordu. “Ben Sabrina.” Encarna, kızı kendine yakın hissedince cevap verdi. “Evet, yurtdışındaydım. Kaydımı, annemle Türkiye’ye taşınınca bu okula aldırdım. Ben Encarna.” Gülümsedi ve konuşmaya devam etti. “Herkes çok gizemli bir şeyler hakkında konuşuyor gibi.” Sabrina etrafına bir göz attı ve onaylar biçimde başını salladı. “Evet, bizim bir üst sınıfımızda Drago diye bir çocuk var. Hem okulun en zekisi hem de en yakışıklısı. Senden biraz önce bu sınıfa uğradı. Daha sonra bir telefon geldi ve koşarak çıktı. Bütün kızlar onu konuşuyor.” Encarna nın aklı gene ona çarpan çocuğa takıldı. Sabrina nın anlattığı kişi o olabilir miydi? Ona çarpan çocuğun göz kamaştıracak derecede yakışıklı olduğu kesindi ama okulun en zeki çocuğu olması. Bu iki kelimenin birbirine yakıştığını düşündü. Daha sonra daha ilk günden dersleri aksatmak istemediği için profösörü dinlemeye koyuldu.
Sonra ki birkaç gün Encarna sakar prensi hiç görmedi. Fakat görmemesi onu sürekli düşünmesine engel olmuyordu. Bir hafta sonun Sabrina Encarna yı bir rock konserine davet etti. Sabrina da kafasını dağıtma düşüncesiyle kabul etti ve akşam sözleştikleri gibi Yeşil Köşk’ün önünde buluştular. Konser alanı tıklım tıklım doluydu. Encarna Türkiye deki rock gruplarını tanımıyordu fakat bu coşkuyu hak eden bir grup oldukça iyi olmalıydı. Önce bir ön grup sahne aldı, daha sonra alkışlar eşliğinde gerçek grup sahneye çıktı. Encarna solisti gördüğü dakika kalbi yerinden çıkacak kadar hızlı çarpmaya başladı. Bu onun sakar prensiydi. Ağzından fısıltı kadar yavaş bir ses çıktı “Drago…”. Soru soran gözlerle Sabrina ya baktı. Sabrina gülümseyerek konuştu. “Demek tanıdın? Bizim okula ilk nakil olduğu yıl bir grupta çalmaya başladı. Daha sonra meşhur oldu ve işte gördüğün gibi karşında” Encarna kahkahalarla gülmeye başladı. Bütün bu olanları tahmin bile edemezdi. gülmesi bitince b
ütün dikkatini sahneye verdi ve çaldıkları parçaları dinlemeye başladı. Şaşkınlıktan küçük dilini yutacak gibiydi. Harika parçalardı. Şarkı bitince bir anda bütün konser alanı “METAL DÜNYA” diye bağırmaya başladı. Sabrina Encarna nın soru sormasına fırsat vermeden atıldı “En popüler parçaları.” Encarna onaylar biçimde başını salladı. Drago önce heyecanlı kalabalığa, sonra da sahne arkadaşlarına baktı. Bir an için saatine baktıktan sonra Drago seyirciye doğru döndü ve “ Grup arkadaşlarım sizin istediğiniz gibi METAL DÜNYAyı çalacaklar…” sonra Encarna ya doğru döndü, büyük bir gülümsemeyle “hayal kırıklığına uğrattıysam üzgünüm!!! Fakat ben Yavuz Çetin’den Seni Çok İstiyorum’u söyleyeceğim… Burada ki birisi için!” Grup üyeleri şaşkınlıkla birbirine baktılar fakat hemen kendilerini toparlayarak Dragon un istediği parçayı çalmaya başladılar. Encarna gittikçe daha da çok şaşırıyordu. Drago tüm şarkı boyunca ona bakmıştı. Gösteri bitiminde hemen kulise, Drago nun yanına gitti. Drago onu görünce ayağı fırladı ve boynuna sarıldı. “beni tanımadın değil mi? oysa ben seni dört yıldır tanıyorum. Aynı lise ve üniversitelere gittik. İlk nakil olduğumda senden ayrılacağım için çok üzülmüştüm. Fakat senin tekrar benim okuduğum okula nakil olacağını bilmek… Benim o ana kadar en güzel haberdi. İlk geldiğin gün seni karşılamak için geldim fakat acil bir telefon alınca gitmek zorunda kaldım. Fakat şimdi buradasın. Seni çok seviyorum Encarna! Şarkıda da dediği gibi; Bu kapıdan çıkmak demek beni terk etmek demektir. Seni seven ada yapılacak en son şey bu!!”
Encarna kendini tutamayıp gülmeye başladı. “sakın beni dört yıl, onbir ay… ya sözleri bilmiyorum. İşte o kadar zamandır beklediğini söyleme” Drago “ sahnedeyken öyleydi. Evet seni tam 4 yıl, 11 ay, 15 gün, 3 saat, 5 dakika ve on saniyedi bekliyorum..” Encarna dayanamayıp Dragonun dudaklarına bir öpücük kondurdu. "ben kör olmalıyım. Seni fark edemeyecek kadar… Tanrım! Ne kadar aptalmışım! Bilmiyordum… ama sana söz veriyorum, bundan sonra hayatımda senden başka hiç kimse olmayacak… sadece sen! Seni çok seviyorum!” Bu sefer Drago Encarna nın dudaklarına yapıştı. Ona asla ayrılmak istemezcesine sarıldı… Bu, onlar için hiç bitmemesi gereken bir aşk… <3


Ohaa diye bir giriş yapmak zorunda kaldığım için öncelikle çok özür dilerim.Ama bir erkeğin gün saymış olduğunu okumak hatta hayal etmek bile mükemmeldi.
Harika bir aşk hikayesi ve harika bir akıcılıktı.
Puanın:90
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Aurnia Lilith Connolly
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
avatar

En Belirgin Özelliği : Erken dönüşmüş olmam. Daha 5. sınıf bir çaylağım ama her yerim döğme dolu.
Kediniz : Iris. Siyah ve mali gözlü harika bir yaratık.
Nerden : Massachusetts, Boston
Mesaj Sayısı : 594
Kayıt tarihi : 15/11/09

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: Seni Çok İstiyorum...   Cuma Nis. 09, 2010 5:55 pm

Özel karakter alınmayacaksa istediğiniz rütbeyi bana pm atın.
konu kilit

_____________________________
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://houseofnight-turkey.yetkinforum.com
 
Seni Çok İstiyorum...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Ben Seni Hiç Unutmadım !
» gitarcı kızlara en iyi akorlar:)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Güç Seviyesi-
Buraya geçin: