Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Rose and Emmett

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Erebus Oğlu Darius
Yeni Üye


En Belirgin Özelliği : Savaşçı olduğum için dev gibi bir vücudum var.
Kediniz : Nefertiti
Mesaj Sayısı : 3
Kayıt tarihi : 03/05/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 80
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Rose and Emmett   Ptsi Mayıs 03, 2010 8:16 pm

Rose açlıktan simsiyah olmuş gözleriyle ormana gitmişti. Ama avlanmak için değil, tek başına kalıp düşünmek için... Nefes almıyordu, gözlerini kırpmıyordu. Artık hiçbir şey yapmak istemiyordu. Bir ağacın dibine çömeldi. Elleriyle bacaklarını sarıp birleştirdi. Başını öne eğdi. Bitmişti, artık Emmett yoktu. Volturilerden nefret ediyordu. Güzel, sarışın bir kadının maymun adamını elinden almışlardı. Yenilgiye uğramışlardı Cullenlar... Ailedeki tüm özel gücü olan vampirleri ele geçirmişlerdi. Edward, Bella, Alice, Jasper... Hatta Rose'un küçük bebeği Reneésme'yi bile. Onlar eşleriyle gitmişlerdi. Rose'un ise artık bir eşi yoktu. Savaşta Emmett'i kaybetmişlerdi. Onu gözünün önünde yakıp küle çevirirlerken Rose hiçbir şey yapamamıştı. Tek bir şey bile. Öylece durmuştu. Keşke onu da öldürselerdi. Onu da parça parça yapıp yaksalardı keşke. Cehennemde birlikte yanarlardı tekrardan Emmettle. Böylesi daha iyi olurdu. Onsuzluk ile başa çıkamıyordu Rose. Önünde sonsuzluk vardı ama Emmett olmadan bir anlamı yoktu. Şimdi Edward'ın Bella'yı öldü zannederek kendini tehlikeye atmasını anlayabiliyordu. İntahar... Kulağa hoş geliyordu. Artık bir anlamı yoktu hayatının Rose'un. Bir an önce gitmeliydi bu Dünya'dan. Emmett'in yanına gitmeliydi. Oraya... Rose esen rüzgarın tenine değmesiyle irkildi ve ayağa kalktı. Artık eskisi gibi giyinmiyordu. Şimdi üstünde paçavra iki eşya vardı. Ayakları çıplaktı ama bunu umursamıyordu bile. Zeminin onun irkilmesini sağlamasını seviyordu. Gidecekti... Emmett'e gidecekti. Ona doyacaktı sonsuzlukta. Yana yana sarılacaktı ona. Yapacaktı, evet. Evde kimse yoktu. Carlisle ve Esme çocuklarını kaybettikleri için üzgündüler ve onlar da başka bir yere gitmişlerdi. Rose yalnız kalmak istediğini söyleyip başka bir ormana girmişti. Şimdi eve dönüyordu. İnsanüstü bir hızla koşuyordu. İnsanlar hızından onu göremiyorlardı bile. Kısa sürede eve vardı. Kapıdan girdiğinde beyaz, ferah salon karşısındaydı. Bu salon artık ona dar geliyordu. Mutfağa girdi. Dün gibiydi... Edward'ın Bella'yı ilk eve getirişiydi. Emmett, Rose'un yanındaydı. Ona dokunuyordu. Rose her dokunuşta rahatlıyordu. Eğer şimdi insan olsaydı, gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olurdu. Düşüncelerinden sıyrılıp eline bir kağıt ve bir de kalem aldı.
" Emmett'siz yaşayamıyorum Anne, Baba... Sizleri herşeyden çok sevdiğimi unutmayın. Gidiyorum, gelmemek üzere..." yazdı mükemmel el yazısıyla. Odaya girince görülebilecek bir yere koydu. O da Volturi'lere gidiyordu. Edward'ın yaptığının aynısını yapacaktı. Forks'dan İtalya'ya kadar koşarak gitti. İnsanları umursamadı, nasıl olsa ölecekti. Ölüm kelimesi ne zaman bu kadar güzel bir kelime olmuştu? Emmett.. Onu düşünüyordu Rose. Ona sarılışını, onu öpüşünü... Ulaşacaktı sonunda ona. Tekrar sonsuzlukta acı çekerek de olsa beraber olacaklardı. Tam zamanında gelmişti. Güneş tam tepedeydi. Artık vücudu bir eLmas gibi parıLdıyordu. İnsanlar hayret içinde Rose'a bakıyordu. Bir yandan da Rose'un gözlerinin altındaki morluklardan ve simsiyah olmuş gözlerinden korkmuşlardı ve yüzlerinde dehşet ifadeleri vardı. Arkasına döndüğünde dört siyah cüppeli adam gördü. Bunlar Aro, Caius, Alec ve Marcus olmalılardı. Onu kollarından tutup yeraltına götürüyorlardı. Kolları acıyordu Rose'un, ama umrunda bile değildi artık. Herşey sona erecekti nasıl olsa. Herşey...
" Uzatmayın artık. Öldürün beni! " diye haykırdı Rosalie. Bir an önce bitsin bu iş istiyordu.
" Madem öyle istiyorsun, öyle olsun bakalım." dedi Aro ciddi bir sesle. Bir Cullen daha gidiyordu işte... Emmett'e gidiyordu. Hayatının aşkına. Sivri dişleri teninde hissetti Rose... Sonra da bir yanma hissi. Bitmişti artık. Herşey Emmett içindi. Emmett'e gidiyordu. Bir sefer daha sonsuzlukta beraber olacaklardı. Son kez fısıldıyarak Emmett dedi ve bu dünyadan yok oldu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Aurnia Lilith Connolly
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri
Admin / 5. Sınıf Çaylak / Karanlık Kızlar/Erkekler Lideri


En Belirgin Özelliği : Erken dönüşmüş olmam. Daha 5. sınıf bir çaylağım ama her yerim döğme dolu.
Kediniz : Iris. Siyah ve mali gözlü harika bir yaratık.
Nerden : Massachusetts, Boston
Mesaj Sayısı : 594
Kayıt tarihi : 15/11/09

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: Rose and Emmett   Ptsi Mayıs 03, 2010 8:20 pm

Uzunluk: 20-10
Betimleme: 35-32
Renk Uyumu: 15-15

İmla: 15-12
Noktalama: 15-13

Puanın 80

_____________________________
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
Güneş kucağındadır, bilemezsin.
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://houseofnight-turkey.yetkinforum.com
 
Rose and Emmett
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Güç Seviyesi-
Buraya geçin: