Karanlığın ve ışığın buluştuğu yerde, elbet kan dökülecektir. Savaşın kapıları sana açıldı, gecenin sesini dinle ve yüreğindeki zarlarla oyna. Doğru yolu bulacaksın...
 
AnasayfaHouse Of NightTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Saplantı.....

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Amanda Sylise
6.Sınıf Çaylak
6.Sınıf Çaylak


En Belirgin Özelliği : Sarı saçlarım , mavi gözlerim , hırçınlığım , kendime olan güvenim , moda anlayışım , sesim , popülerliğim ...
Kediniz : Möğlin^^ Bentüğ yumağı , akıllı oğlum. Seni çok seviyorum.
Nerden : Londra~~
Mesaj Sayısı : 1274
Kayıt tarihi : 17/01/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Saplantı.....   Salı Mayıs 25, 2010 9:45 pm

Saplantılı bir aşktı onunki.Sevdiği kadın melekti.O ise vampir.Biri gökyüzü ve aydınlığın sembolü birisi ise yer altı ve karanlığın.Çok zıt kuşaklarda yer alıyorlardı.Bir vampir ile bir melek asla bir olamazlardı.Ancak vampirler melekleri ısırmaya kalkarlarsa bu mümkündü.Çünkü bir vampir bir meleği ısırırsa gökyüzünün temsilcisi olan melek , kara meleğe dönüşürdü.Kara meleklerde vampirlerin yardımcılarıydı.Çok fazla kara melek bulunmazdı.Vampirlerin onları ısırmaları o kadar kolay değildir.


Jack tam anlamıyla kötü bir vampirdi.Melekler ve vampirler arasında yapılan savaşta gördüğü bir meleği aklından çıkaramıyordu.Jensen’den o meleğin adının Rose olduğunu öğrendi.Jack için hayat artık bir amaç üzerine kuruluydu.İlk görüşte aşık olduğu meleği ısırabilmek ve onunla olabilmek…

Jensen Jack’in yakın arkadaşıydı ve vampilrlerin içinde melekler hakkında en çok bilgiye sahip olan kişiydi.
Jack ‘’ Rose nasıl biri? Yani tanıyor musun?’’diye sordu.

Jensen ‘’ Aslında Rose tam olarak melek değil.O gökyüzü tanrıçası…’’ dedi ve sustu.Jack aldığı cevap karşısında şaşkındı.Meleklerin arasında tanrıçalarında bulunduğunu bilmiyordu.

‘’ Meleklerin arasında tanrıçalarında olduğunu bilmiyordum.’’dedi Jack. Jensen ‘’ Aslında bunu vampirlerin pek çoğu bilmez.Meleklerin varoluşu tanrıçalara bağlıdır.Yani meleklerin başındaki kişi Rose. Dostum sen Rose’a neden bu kadar taktın?’’diye sordu.Jack cevap vermedi.Odasına çekildi.Düşünüyordu. Rose bir tanrıçaydı ve meleklerin başındaki kişiydi.Peki tanrıçalar kara meleklere dönüşebiliyormuydu? Dönüşmuyorsa ne yapacaktı? Rose’u hiç tanımadığı halde ilk görüşte aşık olmuştu.Rose gerçektende meleğe benziyordu.Altın sarısı , ipeksi saçları.Gökyüzünü andıran mavi gözleri ve kusursuzca yaratılmış kıvrımlı dudakları…

Tekrar içeri giderek ‘’Jensen tanrıçalar kara meleklere dönüşebilir mi?’’
Jensen’’ Evet ama meleklerde sadece onları ısırmak yeterliyken tanrıçalarda kanını emmen gerekir.’’dedi.

Vampirler meleklerin kanlarını emmezdi yani kara melek olmadan önce.Damarlarındaki kanda bile iyilik olduğu için vampirleri tiksindirirdi.Ancak Jack’in Rose’u kara meleğe dönüştürmesi için onun kanını emmesi gerekiyordu.
Meleklerin nerede yaşadığını kimse bilmiyordu.Melekler her zaman savaşı ormanda başlatan taraf olurlardı.Yani vampirlerin onları basmaları veya savaş açmaları gibi bir şey söz konusu değildi.
Bu nedenler vampirler ormanda sürekli tetikte olarak yaşarlardı.

Ve bam! Yine savaş…

Jack dışardan gelen seslerle irkildi.Pencereden dışarı baktı.Yine aynı şeydi.Savaş…
Hemen eline bir bıçak alarak kapıya koştu.Dışarıya çıkacaktı ki Rose eve daldı. Jack’’ Sen…’’diyebildi.
Rose’’ Ben senin canını almaya geldim lanet olası.’’dedi.Jack ilk defa Rose’n sesini duymuştu.Kadifemsi bir yumuşaklı vardı sesinin.Üzerinde çok açık mavi tonunda yaklarına kadar uzanan bir elbise vardı.Rose elindeki gümüş sopayı Jack’in göğsüne değdirdi.Jack acıyla sarsıldı.Fakat ölmeden önce yani şu an Rose’u kara meleğe dönüştürebilirdi.Rose’n kolunu yakaladı ve dudağını dayadı.Teni pürüzsüz ve sıcaktı.Rose gümüş sopayla Jack’i öldürmeye çalışırken Jack’te Rose’u kara melek yapmak için uğraşıyordu.Rose Jack’in koluna yapışmış olmasını aldırmıyordu.Çünkü bir tanrıçayı kara meleğe dönüştürmek için kanını emmesi gerekirdi.Ve vampirler meleklerin kadından iğrenirdi.Jack son bir takatle Rose’n kanını emdi.İkiside yere düşmüştü.Kendilerinde değildiler.Jack kalktığında savaş bitmişti evde sadece Rose ve o duruyordu.
Rose’a dudaklarını dayadı ve ‘’Hadi kraliçem uyan artık.’’dedi.Rose’n özleri açıldı.Jack Rose’n gözlerine baktığında eskiden gördüğü iyiliği göremiyordu.Aksine dehşet derecede kötülük hakimdi gözlerine.’’Sende kimsin?’’dedi Rose tıslarcasına.Jack bu cevabı beklemiyordu.’’Sen artık benim sevgilim ve kara meleğimsin.’’dedi.

Rose buna çok kızmıştı.Kimse ona hakim olmaya çalışamaz veya emir veremezdi.Kara melek olduğuna hala inanamıyordu.Eğer bir vampirle çıkmaya başlarsa veya işi pişirirse bir daha asla eski haline dönemezdi.Birden ayağa fırladı ve ‘’Canın cehenneme!’’diyerek gümüş sopayı sapladı…


_____________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Pierretta Scylla
Admin / Kırmızı Çaylakların Yüksek Rahibesi
Admin / Kırmızı Çaylakların Yüksek Rahibesi


Mesaj Sayısı : 301
Kayıt tarihi : 11/02/10

Rpg Gücü
Rp Puanı Rp Puanı: 100
Uyarı Seviyesi Uyarı Seviyesi: +0

MesajKonu: Geri: Saplantı.....   Çarş. Mayıs 26, 2010 3:49 pm

Kendini geliştirmişsin!
Diyecek bi' lafım yok!...

100

_____________________________

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Saplantı.....
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night :: Rpg :: Rpg Dersliği :: 3. Rpg Dersliği-
Buraya geçin: